22 Nisan 2015 Çarşamba

Uçaklar mı Daha Tehlikeli Yoksa Katırlar mı?


Uçaklar mı daha tehlikeli yoksa katırlar mı diye sorulsa ne yanıt verirdiniz?

Bir belgesel kanalında denk geldiğim çarpıcı istatistik ilginç bir veriyi ortaya koyuyordu. Uçak kazalarında ölen insanların sayısı, kırsal alanda kullanılan eşek, katır vb. hayvanların sebep olduğu ölüm sayısından çok daha azmış! Yani esas korkuyu uçağa binerken değil de köyde eşek gördüğümüzde mi hissetmeliyiz acaba!?



Bu ilginç istatistik tartışıla dursun, biz bu yazımızda Türkiye’nin büyük hava yolu şirketlerinden ikisinin uçuş sorgulama süreçlerinin karşılaştırmalı incelemesini yapacağız. Bunu yaparken ki amacımız elbette bir firmanın reklamını yapmak veya diğerini kötülemek değil; iyi örnekleri ve kullanışsız noktaları masaya yatırmaktır.


  •       İlk gözümüze çarpan şey kişi sayısı seçim farklılığı. Bilet alırken çoğunlukla 1 veya 2 kişilik alım yapılır. Her iki örnek de 1 sayısını otomatik getiriyor. Fakat 2 kişi seçileceği zaman iki ara yüz arasındaki fark kendini ortaya çıkarıyor. A örneğinde 2 kişi sayısına sadece bir tıklama ile ulaşmak mümkün; rakam giriş alanının yanında bulunan + işareti kolaylıkla algılanabilir durumda. Fakat B örneğinde yine 2 sayısına ancak iki hamle ile ulaşılabiliyor. Üstelik bu iki hamle için fareyi farklı noktalara da sürüklemek gerekli. Bu da kullanıcının yanlış yere tıklaması riskini içeren dezavantajlı bir duruma sahip.
Kişi sayısının arttığı durumlarda ise yine ilk örnek algı açısından avantajını koruyor. Çünkü + işaretine yolcu sayısı kere basmak zor değil. Daha basit ve kullanışlı.

A) 
B)




  •       Diğer bir fark ise takvim gösterimi bölümünde ortaya çıkıyor. A örneğinde iki aylık dilimler halinde kullanıcıya sunulurken, B örneğinde durum tek ay ile sınırlandırılmış durumda. Burada A örneğinin avantajı; kullanıcının tek bir hamlede istediği tarihi seçme rahatlığıdır.

A)
B) 


  • Yine tarih alanında kendini gösteren bir diğer fark ise dönüş tarihi önerisidir. Yukarıdaki takvim örneklerinde görüleceği gibi; A örneği, dönüş tarihini 1 hafta sonrası olarak otomatik önerirken (ki bu mantıklı bir öneri), B örneği ise varsayılan olarak ilk seyahat tarihi ile aynı günü öneriyor. Uçakla aynı gün içerisinde gidip dönen yolcu sayısının pek az olacağı düşünülürse, B önerisi çok da kullanışlı gibi görünmüyor.

Tabi burada istatistiksel yöntemlere başvurmak da oldukça faydalı olabilir. Yani havayolu firmasının geçmiş kayıtlarından, X şehri ile Y şehri arasında seyahat etmek için gidiş dönüş bilet alan yolcuların gidiş dönüş tarihleri arasındaki fark bilgisine ulaşılarak en çok gerçekleştirilen kalma süresi verisi değerlendirilebilir. Bu gibi daha bir çok veri değerlendirilerek kullanıcıya daha hızlı öneride bulunan akıllı algoritmalar geliştirilebilir.

  • Son olarak kullanıcıya, karar verirken esneklik sağlayan çözümlerden birini inceleyelim; hava alanı seçimi.

Bir şehirde birden fazla hava alanı varsa tüm bu olasılıkları kapsayan bir seçenek de sunulmalı. Bu sayede yolcu bir hava alanı önemsiz tüm seyahat alternatiflerini aynı sorgulama ile görebilir. Örneğin İstanbul için; “İstanbul – Tümü” gibi bir seçenek olmadığı sürece iki hava alanı alternatifini de ayrı ayrı sorgulamak gerekecektir. Üstelik bir de varılacak noktadaki havaalanı sayısı da çok ise denenmesi gereken kombinasyon sayısı da o oranda artacaktır. Bu da kullanıcı açısından tek bir seyahat için birden fazla sorgu ve kafa karışıklığı demek oluyor. Bu yüzden İstanbul seçileceği zaman sadece aşağıdaki seçimleri sunan bir yapının pek de kullanışlı olmadığını söyleyebiliriz.



Tabi tüm olumsuz kullanıcı deneyimlerine rağmen “Para konuşur” sözü de geçerliliğini koruyan durumların başında geliyor. Yani kullanıcı, faydasına olacak bir alternatif için tüm olumsuz deneyimlere karşı göğüs gerebilir. Fakat kullanıcı gözünden tasarlanmamış, özensiz bir tasarımı kullanırken söyleneceği ve zorlanacağı kesin. Neden bezdirmeden daha iyi bir kullanıcı deneyimi sunmayalım ki?