22 Mart 2015 Pazar

Ürün Geliştirmenin Önündeki Engeller

Ürün Geliştirmenin Önündeki Engeller


Kullanışlılık kısmen göreceli bir kavram aslında. Neyi referans aldığımızla ilgili. Yani bir ara yüz, daha iyisi karşımıza çıkana değin bize çok kullanışlı gelebilir. Ancak daha iyisini görünce birden eskisinin pabucu dama atılıverir. Ne oldu önceki ‘mükemmel’ olan tasarıma?

Tabi bu değişime adaptasyon herkes için böyle olmuyor. Yeni tasarım her ne kadar daha kullanışlı tasarlansa da kafalardaki duvarları yıkmak öyle kolay değil. Bunun genellikle iki temel sebebi oluyor.

Tasarımcının / Tasarım Ekibinin Kapalı Bakış Açısı
Bir aşçı yaptığı yemeğin; en güzeli, en lezzetli, en besleyici olduğunu düşündüğü sürece aynı yemeği yapmaya devam eder. Hiçbir gelişim ve ilerleme de sağlayamaz. Fakat müşteri şikayetlerine ve taleplerine kulak asmak, gelişim için bir maden bulmak kadar değerlidir. Diğer önemli nokta ise kendini müşterinin yerine koymak yani pişirdiğini yemek.
Ve üçüncüsü de hizmet verilen kişilerle sohbet etmek, anlamak, tanımak, empati yapmak. Bu adımlar türetilebilir elbet. Fakat tüm adımları özetleyen anahtar sözcük muhtemelen empati olacaktır.Bir tasarımcı yada tasarım ekibi de yaptığının en iyisi olduğu yanılgısıyla hareket ederek; şikayet, öneri ve dolayısıyla gelişimi reddederse başarısının uzun sürmeyeceği kesindir.

Yaklaşım:Müşteri her zaman haklıdır.” sözünün içini doldurarak, “Gerçekten haklı olduğu noktalar olabilir.” deyip dinlemek ve gerçekten anlamaya çalışmak olmalıdır.

 Sadık Alışmış Kullanıcılar
Ürünün mevcut kullanımına alışmış kullanıcılardan gelen geri bildirimlerin doğruluğuna da kuşkulu yaklaşılmalıdır. Çünkü alışkanlıklarımız hayatımızı yönlendirirken bir yandan hayatımızı sınırlıyor aslında. Haliyle eski kullanıcılar, eski alışkanlıkların birer savunucusu olacaklardır. Fakat diğer yandan da ürünün açıklarını ve eksiklerini de en iyi gören kişiler yine eski kullanıcılar olacaktır. Bu yüzden onlardan gelecek yorum ve talepleri dinlerken temkinli olmakta fayda var.

Windows Office eski ara yüzünden yenisine geçtiğinde eski kullanıcıları tarafından çok tepki almıştı. Yeni ara yüz onlara çok karmaşık geliyordu. Neyi nerede bulacaklarını bilemez haldelerdi ve her fırsatta memnuniyetsizliklerini dile getiriyorlardı.


Fakat yeni tasarım zaman içinde kendini kabul ettirdi. Bunun sebebi ise yeni ara yüzün arkasındaki detaylı istatistiksel çalışmadır. Her bir alan tek tek yeni kullanıcılar ile test edilerek, en kullanışlı ve kolay tasarım hedeflenmeseydi bu tasarım asla kendini kabul ettiremeyecekti. Yani bu devrim niteliğindeki değişimin haklı ve sağlam gerekçeleri olduğunu söylemeliyiz. Bu yüzden köklü değişimlerde evdeki bulgurdan da olmamak için istatistiksel test süreçlerini çok daha fazla yapmalı.

Yaklaşım: Orta yolu bulabilen ve yumuşak geçiş sağlayan yöntemler geliştirilmeli, eski müşterileri de sevdirebilecek sempatik yollar bulunmalıdır.


Her zaman daha iyisi olmuştur ve olacaktır da. Bunu; daha fazlasını isteyen şişman ve arsız çocukların doyumsuzluğu gibi veya rekabetin zorunlu kıldığı bir yol gibi görmemek gerek. Daha iyiye ve mükemmelliğe olan eğilim, yönelim ve insanın doğasında doğuştan var olan gelişim dürtüsünün bir neticesi olarak tanımlamalı. Ne güzel demiş Yunus Emre, ‘Oldum demek, öldüm demektir.’ diye.